- Ne sandın. Buna izin veremezdim.
Dudakları pislik çıkarıyor yüzüme. Elimle siliyorum. Bakışlarım değişmiyor ama. Zavallı adam bana dokunmamıştı bile. Neden dokunmamıştı? Arif'in elleri titriyor, sesi gibi. Sesini hiç beğenmezdim. Güzel kargalar...
Ayağa kalkıyorum. Onun kimliğinden emin olmak istiyorum. Dokunmalıyım. Ben ona yaklaştıkça yattığı masa geriye gidiyor. Sonra belime inen kalın kemerin acısı durduruyor beni. Ve aynı anda bir sürü kemer... Ağlıyorum. Biliyorum o da ağlıyor. Gözyaşlarına dokunabiliyorum.*
* Öykü Teknesi Dergisi Filika Eki'nin Kasım-Aralık 2011 sayısında yayımlanmıştır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder