24 Ekim 2011 Pazartesi

Karanlık

   Ne kadar koştuğumu bilmiyordum. Ama durduğumda terden sırılsıklam olduğumu ve bacaklarımdaki kasların da benimle birlikte derin derin nefes aldığını fark ettim. Sırtımı gidip duvara yasladım ve çöktüm yere. Bulamazlardı artık beni. Yine de rahatlayamıyordum. Farkında olmadan sıktığım ellerimi açtım. Sağ elim boş değildi. Bir şey saklamıştı kendine. Küçük kırmızı bir toka. Onu görür görmez kızın çığlıkları ele geçirdi beynimi. Ayağa kalktım, eve yaklaşıyordum. Üzeri yer yer kan izleri olan gömleğimi çıkarıp fırlattım bir kenara. Avucumda küçük kırmızı toka, karanlıkta gözümdeki yaşlarla ilerliyordum.

Gülbin GÜNEY

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder